Özcan Yurdalan'la
SONBAHAR RENKLERİYLE
İRAN
Başkent Tahran'da başlayan yolculuğumuzda İran'ın müzelerini gezeceğiz. Yüzlerce müzenin en önemlisi göz kamaştırıcı mücevher müzesi. Şehrin parkında dinlenmek, çarşılarında kaybolmak da bu kentin gereğidir. Bir kahvehanede soluklanmak, bir kalyan (nargile) tokurdatmak da... İsfahan yeryüzünün kadim kentlerinden biridir. Safevilerin efsanevi başkentidir. Nefs'e Cihan'dır, yani dünyanın yarısıdır. Kentin ortasından geçen nehrin adı Zayende'dir; hayat veren, güzellik doğurandır. Zayende Nehri’nin süsü, beş köprüden en güzeli Siosepol Köprüsü’dür. Tam 400 yıldır kenti süsleyen büyülü, mistik, narin, gizemli bir köprü... Dünyanın en büyük avlulu çarşısı da İsfahan'dadır. Darius'un başkenti Persepolis antik kenti çok etkileyicidir. Şiraz Hafız'ın ve Sadi'nin şiirlerinin sokak aralarında dolaştığı bir kenttir. Kerim Han Medresesi, Hamamı, çarşısı, Sarayı, Müşir Bedesteni, ve İrem Bahçeleri Şiraz'ın görülesi yerleridir. Ve Yezd, eski kent dokusuyla yeryüzünün yaşayan en eski yerleşimi sayılan Yezd. Çölün ortasındaki bu soğuk kanlı kent Zerdüştlerin kutsal kenti sessizlik kuleleri ve rüzgar kuleleriyle yaşar gider. Kashan'ın mimarisi etkileyicidir. Konakların, hamamların atmosferi görenleri kendine çekiyor.
İran'da şairlerin, şiirlerin, efsanelerin, çarşıların, kervansarayların, türbelerin izinde bir kültür yolculuğuna çıkıyoruz.
|