2 Nisan Cuma
İstanbul’dan Delhi'ye gitmek için Atatürk Hava Limanında buluşuyor ve 14.55 teki uçağımızla Delhi'ye uçuyoruz.
a
3 Nisan Cumartesi : Delhi
Sabahın ilk saatlerinde vardığımız Delhi'de otelimize yerleşip dinlenmeye geçiyoruz. Sabah kahvaltımızdan sonra kenti gezmeye başlıyoruz.
Delhi yüzyıllardır süregelen gelenekleriyle 2300 yıllık süregelen bir tarihe evsahipliği yapar. Hanedanlıkların peşi sıra hüküm sürdüğü Delhi ülkenin de başkenti. Siyaset ve ticaretin merkezi olan Delhi aynı zamanda ülke turizmi için de giriş kapılarından biridir. 17.yüzyılda Şah Cihan'ın kurduğu Eski Delhi ile İngilizlerin kurduğu Yeni Delhi yanyana. 17-19. yüzyıllar arasında Müslümanların egemen olduğu yıllarda kent camiler, anıtlar ve kalelerle donatılmıştı. Daha sonraki İngiliz döneminde meydanlar, bulvarlar ve büyük binalar inşaa edilerek Yeni Delhi kurulmuş. Asırlık eserlerin en modern yapılarla yan yana görüldüğü, teknolojinin el sanatlarıyla rekabet ettiği, gerçek kozmopolit yapısıyla sanat, el işleri, mutfak ve festival ve yaşam tarzlarında etnik grupların gelenek ve kültürlerini barındıran bir kenttir.
a
Eski ve Yeni Delhi'de yapacağımız gezimizde Chandni Chowk Bazar, Hindistan'ın en büyük camisi Jama Masjid, Yamuna Nehri'nin kıyısına kurulmuş Red Fort, Mahatma Gandi'nin cansız vücudunun yakıldığı Raj Ghat, Birla Mandir, Lotus Tapınağı , Jantar Mantar ve Kutup Minar gezeceğimiz yerler arasında.
Konaklama : Delhi
a
a

4 Nisan Pazar : Delhi - Jaipur
Sabah kahvaltımızdan sonra 270 km ötedeki Jaipur'a gidiyoruz. Kenti dolaşmaya başladığımızda gül kurusu rengindeki binaları, renkli çarşıları ve kenti çevreleyen pembe sur duvarları Jaipur'a Pembe şehir denmesini de çok iyi anlatıyor. Şehir Sarayı, Jantar Mantar ve Hawa Mahal görülecek yerler arasındadır.
Hindistan'ın çöl eyaleti Rajastan, bir zamanlarr muhteşem krallıkların hüküm sürdüğü ve onlardan miras kalan feodal geleneklerin hâlâ kaleler ve saraydan dönüştürülmüş oteller arasında süregeldiği bir kenttir. Başşehri Jaipur, inşa ettikleri üç tepe kalesi ve bir dizi sarayla yörenin en önemli eserlerini oluşturan hükümdarlık soyunun kalesiydi. Eski ve yeni kentin uyum içinde bir arada olduğu Jaipur'da kalabalık caddeler, renkli çarşılar kentin çekiciliğini de arttıran yerlerdir. Şehrin karmaşası içinde yerini alan motosikletler, deve arabaları, bisikletler, ayakkabı, çiçek ve samosa satıcıları, göz alıcı kıyafetleri ve takılarıyla kadınlar ve parlak kıyafetli hintli erkeklerin arasında çiçeklerden yapılmış kolyelerle yerimizi aldığımızda Hindistan'ın ruhunu da içimize çekmeye başlamışızdır demektir.
Konaklama : Jaipur
5 Nisan Pazartesi : Jaipur - Ajmer - Pushkar
Sabah kahvaltımızdan sonra Amber Kalesine ve Sheesh Mahal'e gidiyoruz.
"Güneşin Oğulları" Kachwaha kabilesinin MS 10. yüzyılda kurduğu Amber Kalesi'ne ortaçağ aristokrasisinin gözde ulaşım aracı, bugün için ziyaretçilerin eğlence kaynağı fillerin üzerinde ve Singh Pol yani Aslanlı Kapıdan geçerek girilir. İçeri girildiğinde büyük bir avlu, salon, saray ve binalar kompleksi Kalenin de büyüklüğünü gözler önüne serer. Tepeye çıkıldığılda aşağıdaki geçit ve çevre tepelerin etkileyici görüntüsü gözler önündedir.
Daha sonra Jaipur'a 141 km uzaklıkta olan Ajmer'e yol alıyoruz. Ajmer'de dilekleri yerine getirdiğine inanılan bir Müslüman evliyasının Türbesiyle karşılar ziyaretçilerini. Müslüman Hindistan'dan bir kesiti yaşayacağımız Ajmer'den hemen yakınındaki Pushkar'a geçiyoruz.
Yaratıcı Brahma'ya adanmış bir kaç tapınaktan biri bulunmaktadır. Sakin bir gölün kenarında kurulu kasaba her yıl kasım ayında düzenlenen Hindistan'ın en hareketli deve panayırına evsahipliği yapar. Festivali dolduran yerel halkın göz alıcı mücevher ve renkleri meraklıları için kaçırılmayacak fırsattır. Her gün gün batımında yapılan güneşi uğurlama töreni sırasında çalan davullarla yapılan törenler Pushkar'ı unutulmazlar arasına sokmaktadır. Pushkar'ın aklımızda yer edecek en önemli özelliği çarşısı olacak elbette.
Konaklama : Pushkar
6 Nisan Salı : Pushkar - Jaisalmer
Sabah kahvaltımızdan sonra yola çıkarak 450 km ötedeki çölün çiçeği Jaisalmer'e gidiyoruz.
Yol üzerindeki köyler, çayhaneler süprizleriyle gelenlerini karşılar. Kimi bir düğün, kimi zaman binlerce tanrıdan birine adanmış bir tören çıkıverir karşımıza. Günlük yaşamı ve akışı anlayabileceğimiz bir yol halinden sonra akşama doğru çölün rengine bulanmış Jaisalmer Kalesi kendini gösterdiğinde çölün kalbine geldiğimizi anlayacağız.
Öğleden sonra saatlerinde varacağımız kentte otele yerleşip dolaşmaya çıkıyoruz.
a
a
a
Konaklama : Jaisalmer
a
7 Nisan Çarşamba: Jaisalmer
Sabah kahvaltımızdan sonra kenti gezmeye başlıyoruz.
Kente giriş yapmak için küçük bir tepeye kurulmuş kale kapısına varmamız gerekir. İçeri girdiğimizde kalenin içindeki sokakları, mahalleleri, en ince ayrıntısına kadar ellerle nakışlanmış gibi duran evler ve tabii sülalelerin yaşadığı "haveli"ler bize nasıl etkileyici bir yerde olduğumuzu az biraz anlatacak bize.
Çölün rengine bulanmış Jaisalmer kalesinin duvarları arkasında süregelen yaşam, bütün süprizleriye kale kapısından geçenleri karşılar. Kum taşından yapılmış onlarca odalı "haveli" adı verilen ve sülalelerin yaşadığı konaklar ayrı bir dünyanın kapılarını açar önünüze. Nakış gibi işlenmiş kum taşlarının kapladığı dört beş katlı, küçük balkonları olan haveliler Jaisalmer'in de simgesidir. Köşe başlarında önünüze çıkan müzisyenler, yanlarındaki tiz sesli küçük kız çocukları ya da kadınlarla sizi önlerine kitlerler. Az ötede ayaklarındaki çıngırakları hafif hafif sallayan kadınlar dans etmeseler de bilirsiniz ki az ötedeki duvarın ötesinde bir dansa başlayacaklardır. Buradaki kadınların giysileri de diğer kentlerde gördüklerinizden biraz daha farklıdır; daha renkli, daha desenli, daha fazla takılı nasıl olursa öyledirler.
Kentin terasları meşhurdur ya, o terasları vazgeçilmez kılan da baharat kokuları ve hafif rüzgarıdır.
Jaisalmer'in hakkını vermek için de gün batımına doğru bir deve kervanıyla çöle çıkmalı. Kumların dalgalanması günün bir başka süprizi olabilir.
Konaklama : Jaisalmer
8 Nisan Perşembe: Jaisalmer - Jaipur
Sabah kahvaltımızdan sonra yola çıkıyor ve 650 km sonra Jaipur'a varıyoruz.
İkinci kez geldiğimiz Jaipur artık bizim kent olacaktır. Birbirleriyle iç içe geçmiş çarşılara dalmak yine heyecan verici olacaktır. Önceki konaklamamızdan aklımızda kalanları yapabilmek için iyi bir fırsat. İsteyen alışveriş yapar, isteyen o akıl almaz karmaşayı kenardan seyredebileceği bir çay ocağı bulur. Kentte geçireceğimiz serbest zamanın sonunda akşam yemeğimizi alıp otelimize geçiyoruz.
Eskiden bir mihracenin yazlık konutu olan otelimizin avlusunda Hindistan konuşmaları yapıyoruz.
a
a
a
a
a
a
Konaklama : Jaipur
9 Nisan Cuma: Jaipur - Fatehpur Sikri - Agra
Sabah kahvaltımızdan sonra Jaipur'da serbest zamanımız olacak. Öğle yemeğimizin ardından yola çıkarak 250 km ötedeki Agra'ya doğru yol alacağız. Yoldaki en önemli durağımız Fatehpur Sikri.
Agra'daki en etkileyici yapılardan biri olan Fatehpur Sikri genç imparator Akbar'ın uzun süredir beklenen varislerinden ikinci çocuğunun doğumu üzerine yaptırılır. İmparatorun bütün ideallerini yerine getirdiği, ihtişamlı bir başkent olarak kurulan Fatehpur Sikri bilinmez bir nedenle terk edilir.
Gösterişli giriş kapısından geçtikten sonra içeride imparator Akbar'ın çeşitli mimari stil denemeleri yaptığı yepılar bulunmaktadır. Kemerli yoluyla halk salonu, tek sütunlu seyirci salonu, jama mescid, 5 katlı köşkü - ki burada 300 karısı ve cariyesi yaşamaktaydı,ve Salim Chisti'nin küçük mermer mezarı görülür.
Burası gezildikten sonra akşama doğru Agra'ya geçiyor ve otelimize yerleşiyoruz.
Konaklama : Agra
10 Nisan Cumartesi: Agra
Sabah kahvaltımızdan sonra kente altın çağını yaşatan Akbar tarafından kurulan ve kırmızı kumtaşından yapılmış Agra Kalesini göreceğiz. Agra Kalesinin kente hakim surları arkasında yine pek çok önemli yapı bulunmaktadır. En önemlilerinden biri de kendi oğlunun iktidar hırsı yüzünden Şah Cihan'ın sekiz yıl boyunca esir hayatı yaşadığı şatafatlı sekizgen bir kule.
Öğleden sonra saatlerinde dünyanın en önemli eserlerinden biri olan Taj Mahal'e gidiyoruz. Şah Cihan'ın kendisine 14. çocuğunu doğururken ölen çok sevdiği karısı Mümtaz Mahal için yaptırdığı bu olağanüstü ince narin yapının yapımında Krallığın seçkin ustaları çalışır. Duvarlarında değerli taşlar, inciler, mercanlar kakılmıştır. Tamamiyle bitirilmesi 22 yılı almıştır. Her gün sayısız hintlinin ziyaret ettiği bu aşk mabedi mükemmel orantılara sahiptir.
Akşamı bu etkileyici mekanda karşıladıktan sonra akşam yemeğimizi alacağımız mekana geçiyoruz. Yemeğimizin ardından gece Delhi'ye doğru yola çıkıyoruz.
11 Nisan Pazar: Delhi
Gece yarısından sonra günün ilk saatlerinde Delhi'ye ulaşıyor ve havaalanına geliyoruz. Sabah erken saatte hareketle bizi İstanbul'a getirecek uçağımızı bekliyoruz.
Türkiye saatiyle 14.05 te İstanbul'a varıyoruz.
|