Zayende Travel Agency Biz geziyoruz, haydi siz de gelin . travel . culture . overland . photograph
. seyahat . kültür . sarı otobüs . fotoğraf
Ana Sayfa Yurtiçi Geziler Yurtdışı Geziler Fotograf Egitimleri İstanbul Gezileri Zayende Atölye Fotoğraf Gezileri
.::Sonbaharın Renkleriyle YEDİGÖLLER ve AMASRA 3-5 Kasım 2017 ::.    .:: YEDİGÖLLER SENFONİSİ 12 Kaım 2017 .::    .:: BALİ ve BROMO YANARDAĞI 5-14 Ocak 2018 .::    .:: DOĞU EKSPRESİ ile KARS-ANİ-ÇILDIR 24-28 Ocak 2018 .::    .:: DOĞU EKSPRESİ ile KARS 2018 27-31 Ocak 2018 .::    .:: YELDA BALER ile VENEDİK KARNAVALI 2018 8-12 Şubat 2018 .::    .:: SRI LANKA 16-24 Şubat 2018 .::    Hizmet Verdiğimiz Kuruluşlar Hizmetler Hakkımızda Bize Ulaşın
Doğu'nun Çarşıları

                      
Doğu’nun Çarşıları
 
Yazı ve Fotoğraflar : Yelda Baler
 
 
Mezapotamya ile Akdeniz arasında yer alan doğunun şehirlerinde çarşılar yaşamın ta kendisidir. Akdeniz’den doğuya, kuzeye ve batıya giden yolların kavşağında olan bu şehirlerden geçen ticaret yolları da bu bölgenin uygarlık tarihine ve kültürel gelişimine yön vermiştir. Çarşılar tarihi kimlikleri, mimarileri, gelenekleri, esnafları ve zanaatkarlarıyla özellikle doğu şehirlerinin canlı ve renkli yaşantısının en çok hissedildiği yerlerdir. Özellikle doğu şehirleri diyorum çünkü günün modalarını takip etme, modernleşme, kimlik değiştirme çabaları yoktur ya da yok denecek kadar azdır. Tezgahlar, zanaatkarlar, esnaflar, hatta müşteriler bile bütün doğallıklarını ve özlerini korumayı başarmaktadırlar.
 
Gaziantep’te Bakırçılar Çarşısı’ndaki çekiç sesleridir sizi çarşının sokaklarına çağıran. Kulaklarınıza yapışan o sesi izleyerek geldiğiniz dükkanların içlerinde takılır kalırsınız. Çekicin her darbesiyle oluşan bakır tabaktaki desenler, kalayın keskin kokusu yapışır zihinlere. Rafların arasındaki eski ve mühürlü bir tasın, bir mırra cezvesinin ne öyküsü vardır dinleseniz. Sonra sedef atölyelerinden birine girin mutlaka. Sedef kakma yapan ustaların ellerinin maharetini izlerken, sedef kakmanın tüm inceliklerini öğrenin. Bakırcılar Çarşısı’ndan sonra Saraciyeciler, Habbabçılar, Külekçiler ve Kavafiyeciler Çarşıları gelir peşi sıra. At koşu takımlarını yapanlara Saraç, satıldığı yerlere de Saraciyeciler denir. Tahta takunya yapımcılarına habbab, tahta kapları yapanlara Külekçi, çarık ve yemeni yapanlara da Kavaf denmekte. Dükkanının tavanına astığı yemenilerde Hayri Usta ne hikayeler saklamıştır, kim bilir? Bir dükkanın önünde fokurdayan semaverin sesi kimin yüreğini hoplatır ?... Hanların birinin içinde kutnu dokuması yapan Cevdet Eldemir’in nasırlı ellerinde nelerin izi vardır ?... 16. yüzyıldan beri Gaziantep’te dokunan kutnu dokumasıyla yapılan kaftanlar padişahların da değerli giysileriydi.  
 
Her ustanın yanında durup konuşmaya ne günler yeter ne ömür. Bu çarşıları geçip aşağılara indiniz mi Baharatçılar Çarşısı’na ve Peynirciler’e gelirsiniz ki bu kez birbirine karışan baharatların kokuları başınızı döndürür. Gaziantep Çarşısı’nın en güzel mekanlarından biri Tahmis Kahvesi’dir. Menengiç kahvenizi söyleyip, nargilenizi fokurdatmaya başladınız mı kahvenin geçmişini dinlemenin zamanı da gelmiştir. 1640 yılında Osmanlı Padişahı Dördüncü Murat döneminde yapılan bu kahvenin havasını solumak, bir köşesinde oturmak bile insanı tarihin taa içlerine götürmeye yetiyor. Buraya kadar gelmişken kahvenin hemen yanındaki 1638 yılında yapılan Tekke Camisi’ni görmeyi unutmayın.
 
Diyarbakır’ın Sipahi Çarşısı’na gelince, Keçeciler, takunyacılar, semercileri izlerken yüzyıllar öncesinden kalmış bir çarşıda yürüyormuş hissine kapılabilirsiniz. Tarihi İpek Yolu’nun üzerindeki yerleşimlerden biri olan Diyarbakır’da tarihin izlerini taşıyan hanlar ünlüdür. Çiftehan, Yeni Han, Deliller Hanı, Hasan Paşa Hanı mutlaka görülmesi gereken ve eski günlerde olduğu gibi şimdi de gümüş işleyen usta ellere, halı ve kilim dokuyucularına rastlayacağınız hanlardır. Mardinkapı’ya doğru ilerlediğinizde Peynirciler Çarşısı’na gelirsiniz. Kahvenizi ister çarşının girişindeki kahvehanede yudumlayın, ister şimdilerde artık otele dönüştürülmüş Kervansarayın avlusunda,  az ötenizdeki Diyarbakır Surları’nı aşıp gelen Fırat’ın kokusunu kahveninkine yoldaş edersiniz.
 
Doğu’nun çarşıları arasında en etkili ve masalsı güzelliklere sahip yerlerin başında Urfa Çarşısı gelir. Çarşının sokaklarını dolaşırken önünüze çıkan tarihi yapılar, hanlar, burada satılan her eşya ve zanaatkarlar, üzerlerine düşen ışık hüzmeleri altında büyüleyicidirler. 1562 yılında yapılan Kazzaz Pazarı’ndaki ipekli dokumalar, işlemeli kumaşlar, şallar renkleriyle, Attar Pazarı kokularıyla sarar sizi. Kazancı Pazarı’ndaki çekiç sesleri, Demirci Pazarı’nda demiri eriten ateşin parlaklığı, Halıcı Pazarı’nda halı ve kilimler derken en ilginç yerlerden biri de Güvercin Pazarı’dır. Günün erken saatlerinde hararetli pazarlıkların yapıldığı bu pazarda güvercinlerin en güzellerini görebilirsiniz. Urfa Çarşısı’na geldiniz mi buradaki mezatı mutlaka izleyin. Pazarların çoğunda eskiden olduğu gibi çok, mesleğini ortaya koyan ustalar bulmak mümkün değil ne yazık ki. Yine de canla başla çalışan kürkçü ustayı gördükçe, keçe ustasıyla konuştukça insanın içi eziliyor. Urfa Çarşısı’nda sekiz kapalı bir de yeraltı çarşısı bulunmaktadır. Saydığımız bu çarşıların yanında Koltukçu Pazarı, Pamukçu Pazarı, Çulcu Pazarı, Tenekeci Pazarı, Kasap Pazarı, Tütün Pazarı, Hüsniye Çarşıları, Kavafhanı Çarşısı yalnız Urfa’nın değil bence tüm Doğu’nun en etkileyici mekanlarından biri olan Gümrük Hanı’nın etrafında toplanmışlardır. Günün her saatinde etkileyici olan 1562 yılına tarihlenen bu handa asırlık çınar ve dut ağaçları altında alçak taburelere oturmuş dama ve domino oynayan Urfalılar doğu çarşılarına ait masalların birer parçası olarak yer edecek zihinlerinizde. Aynı mekanda bir bardak çay yudumlarken domino taşlarını kavrayan nasırlı eller, yerdeki taşları görmeye çalışan yaşlı gözler ve oyunu izleyen yüzlerdeki mimikler asla unutamayacağınız tadlar arasında yer alacaktır.
 
Taş’a şiirler yazan Mardin’in daracık sokaklarından çıkıp çarşısına yöneldiniz mi yüreğinize başka şiirler düşürür gördükleriniz. Sokulbakar Çarşısı’ndan başlayıp Bezzazlar’a, Sobacılar ve Kasaplar Çarşılarını geçerek geldiğiniz Ulu Camii’den devam ederseniz Dellallar Çarşısı’na Kazançılar Çarşısı’na ve benim en sevdiğim yerlerden biri olan Bakırcılar Çarşısı’na gelirsiniz. Bütün yol boyunca semercilere, takunyacılara, tahta oymacılarının önünden geçersiniz de Bakırcılarda bakır döven ak sakallı dedeyi gördünüz mü mutlaka durun. Yaptığı işle nasıl keyifle uğraştığını izleyin. Dayanamayacak ve konuşmaya başlayacaksınız. O size kendini anlatırken az ötedeki dükkanda torunu Yusuf’un cam altına şahmaran resimleri yaptığını anlatacak. Yusuf’un yüreğindeki heyecan sizi de saracak, dedesini de, her görüşünde olduğu gibi. Bileceksiniz ki 15 yaşındaki bu delikanlı yaşadığı kentin, bölgenin, tarihinin, geçmişinin izlerini, kültürünü yıllar sonrasına taşıyacak ve dedesinin kopyası olacak. Şehrin içinden geçen ana caddenin üzerinde antikacılarda saatlerinizi geçirebilirsiniz. Burada bulacağınız eski telkari işlemelerinin nasıl yapıldığını görmek isterseniz atölyelerden birine girin. O ateşin önünde uçuşan gümüş tozlara neler olduğunu, incecik gümüş tellerin nasıl kıvrılıp şekil aldığını göreceksiniz. Yolunuzu Midyat’a düşürürseniz 14. yüzyıldan bu yana yapıla gelen bu sanatın çok güzel örneklerini orada da bulabilirsiniz.
 
Doğu’nun şehirlerinde doğu’nun çarşılarını gezerken ustalarından ya da babalarından öğrendikleri zanaatlarını sürdürerek onları yaşatmaya çalışan güzel insanlar göreceksiniz. Attıkları her ilmekte, vurdukları her çekiçte, mangala koydukları her mırra cezvesinde geleceğe geçmişi taşıyan güzel insanlar…
 

Bu yazı ve fotoğrafların bazıları, Skylife dergisinde yayınlanmıştır. Tüm telif hakları Yelda Baler'e aittir.  Sanatçının yazılı izni olmaksızın hiçbir şekilde ve internet dahil hiç bir ortamda bölümler halinde de olsa, yayınlanamaz ve kullanılamaz.

 
»» Kullanıcı Adı
»» Şifre

  Beni Hatırla
»» Şifremi Unuttum
»» Yeni Üyelik









Zayende'den Haberler

.

.

.


19.10.2017  
 
 Pt  Sa  Ça  Pe  Cu  Ct  Pa
1
2
3
4
5
              1
  2   3   4   5   6   7   8
  9   10   11   12   13   14   15
  16   17   18   19   20   21   22
  23   24   25   26   27   28   29
  Tüm Etkinlikler
©2008 - ZAYENDE Travel Agency- TURSAB A 5937 Bagdat Caddesi Feneryolu Sit. 131/103 Feneryolu / Kadiköy - Istanbul ( Feneryolu Sabit Pazari Yani Köşe Bina )
Tel: 00 90 216 348 90 87 - Faks: 00 90 418 35 00 - GSM - 00 90 533 668 04 10 / Kroki İçin Tıklayınız >>>
zayende@zayende.com
© Sitede bulunan yazi ve fotograflar, telif haklari kanununa göre yazili ve internet dahil hiç bir ortamda bölümler halinde de olsa, izinsiz yayinlanamaz ve kullanilamaz.
Zoom Ajans
havuz